Derleme Nedir?

Herhangi bir filtre seçin ve sonuçları görmek için Uygula'ya tıklayın

Halk müziği ezgilerini mahalli, başka bir deyişle “özel” ortamlarından alıp daha çok kişinin ulaşabileceği “genel” ortamlara getirilmesi işine “derleme” denir.

Halk müziği ezgilerini “veren” kişilere “kaynak kişi”, söz konusu ezgileri kaynak kişi(ler)den “alan”ve genel ortama götüren kişilere ise “derlemeci” ya da “derleyici” denir. Ancak derleme işi sadece bu “taşıma” olayı ile sınırlı kalmamalıdır. Bu noktada bilimsel bir çalışma için yapılması gerekenler sırasıyla dört grupta incelenebilir. Bunlar ön çalışma, saha (alan) çalışması, analiz (çözümleme) ve değerlendirme çalışmasıdır. Bu aşamalar kendilerinden sonra gelecek aşamalar için gerekli altyapıyı oluştururlar. Başka bir deyişle bu aşamaların birinin dahi atlanması veya gerektiğinden daha kısa kesilmesi mümkün değildir.

Halk müziği alanında yapılacak derlemeler etnomüzikoloji alanına gireceğinden, bir derlemecide temel derleme tekniklerine ilişkin bilgilerin yanında bulunması gereken özellikleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Yüzeysel olmayan, geniş müzik bilgisi,
  • Çok iyi bir işitme, dolayısıyla çok iyi notalama ve solfej becerisi,
  • Derleme yapacağı yörenin melodik ve ritmik özellikleri hakkında bilgisi,
  • Eser yorumu yapabilecek şekilde halk müziği tür ve biçim bilgisi,
  • Derlediği ezgilerin daha önce derlenip derlenmediğini, derlendiyse hangi yayınlarda yer aldığını bilecek kadar repertuvar ve bibliyografya bilgisi,
  • Edisyon-kritik bilgi ve becerisi,
  • Geleneksel Türk Halk Edebiyatı bilgisi bulunması gerekir.

Halk müziğimizin yaşaması ve gelecek kuşaklara sağlıklı bir şekilde aktarılması için hayati bir öneme sahip olan derleme çalışmaları, alanında uzman insanlar tarafından titizlikle yapılmalıdır.

Kaynak: Güzel Sanatlar Lisesi, 10.Sınıf Bağlama Eğitimi Ders Kitabı

Anahtar Kelimeler: 

Benzer İçerikler

Rastgele Parça

Medet senden medet medet şahım ali
Akar boz bulanık sellerde kaldım
Nede zalim olur şu ellerin dili
Söyleşirler bizi dillerde kaldım

Kaçma benden kaçma ey kaşı kara
Derdine düşeli oldum avare
Bir dostum yoktur ki halimi sora
Gariplik gurbetlik ellerde kaldım

Yanarım yanarım tütünüm tütmez
Çıkarım bakarım bülbülüm ötmez
Çalındım çırpındım ellerim yetmez
Dibi bilinmeyen göllerde kaldım

Pir Sultan Abdal'ım gülemez oldum
Akar çeşmim yaşı silemez oldum
Gidecek yolları bilemez oldum
Dağıldı kervanım yollarda kaldım