Talip Özkan Kimdir?

Herhangi bir filtre seçin ve sonuçları görmek için Uygula'ya tıklayın

2 Ağustos 1939 yılında Denizli Acıpayam’da doğan Özkan, bağlama çalmaya küçük yaşlarda başladı. ılk ve orta öğrenimini Acıpayam’da lise öğrenimini ise Denizli’de tamamladı. Türk halk müziğinin önemli simalarından olan Muzaffer Sarısözen, ile lise yıllarında Acıpayam’da tanıştı. Sarısözen, genç Talip Özkan’ın bağlamadaki icra tekniğini ve performansını göz önünde bulundurarak radyo emisyonlarına çağırdı. 1957-1958 öğretim yılında Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Fransız Filoloji Bölümü’nü kazandı. Özkan yüksek öğrenim için Ankara’ya geldiğinde Ankara Radyosu’nun halk müziği programlarına katılmaya başladı. 1957 yılında Ankara Radyosu “Yurttan Sesler” korosuna giren sanatçı, bu tarihten itibaren sırasıyla Ankara, ıstanbul ve ızmir’de Türkiye Radyo Televizyon Kurumu bünyesinde korist, solist, öğretim görevlisi, koro yönetmeni ve derleyicisi olarak 20 yıla yakın hizmet verdi.

1977 yılında TRT’den ayrılan ve Paris’e yerleşen sanatçı, Paris Konservatuvarı’nda solfej profesörü olarak çalıştı. 8. Paris Üniversitesi Müzikoloji Fakültesi Etnomüzikoloji Doktorası’nı tamamlayan sanatçı, çeşitli üniversitelerde misafir öğretim üyesi olarak çalıştı. Fransa’ya yerleştiği ilk yıllarda Radio Francein Occora Koleksiyonu için bir plak kaydı yapan sanatçı, ayrıca ırlanda, Amerika ve Yunanistan’da çok sayıda plak doldurdu. Fransa’da saz ile açıklamalı konserler veren Talip Özkan, bu konser dizilerini Almanya, Avusturya, Belçika, Cezayir, Fas, Finlandiya, Hollanda, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, Tunus ve Yunanistan gibi ülkelerde de sürdürdü. Geleneksel Türk çalgılarından olan bağlamayı çeşitli yönleri ile dünyanın çeşitli ülkelerinde sanatseverlere ve müzikologlara tanıtmasının yanında; Talip Özkan, Avrupa’da yaşayan Türk ailelerinden yüzlerce ezgi derledi.

Türk halk müziği camiasında kendisine has bir yorum tekniğine sahip olan Özkan, Ege Bölgesi melodilerini otantik hâlleriyle yorumlayabilen nerdeyse tek sanatçımızdır. Kaval, zurna, sipsi, Karadeniz kemençesi gibi geleneksel Türk çalgılarındaki icra tekniklerini bağlamaya adapte etmeye yönelik araştırmaları ile büyük takdir toplayan Talip Özkan, kendine özgü üslup ve olağanüstü icrasıyla bağlamada önemli ekollerden biri olmuştur.

Müziğimize yaptığı katkıları saymakla bitiremeyeceğimiz sanatçı 27 Mayıs 2010 tarihinde İzmir'de yaşama veda etmiştir.

Kaynak: Güzel Sanatlar Lisesi, 10.Sınıf Bağlama Eğitimi Ders Kitabı

Anahtar Kelimeler: 

Benzer İçerikler

Rastgele Parça

Sakin göllerin kuğusuyduk
Salınarak suyun yanağında
Yarılan ekmeğin buğusuyduk
Göğsüm daralıyor yüreğim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle

Biri saksımızı çiğneyip gitti
Biri duvarları yıktı, camları kırdı
Fırtına gelip aramıza serildi..
Biri milyon kere çoğaltıp hüzünleri
Her şeyi kötüledi, bizi yaraladı..
Biri şarabımızı döktü, soğanımızı çaldı,
Biri hiç yoktan vurdu kafeste kuşumuzu!
Dedim ya, ciğerim yanıyor, yüreğim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle

Göğsüm daralıyor yüreğim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle

Dağlarda çoban ateşiydik
Dolanarak mavzer yatağına
Ceylanın pınara inişiydik
Göğsüm daralıyor yüreğim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle

Birer yolcuyduk aynı ormanda kaybolmuş
Aynı çıtırtıyla ürperen bir serçe
Hep aynı yerde karşılaşırdık tesadüf bu
Birer tomurcuktuk hayatın kollarında
Birer çiğ damlasıydık
Bahar sabahında, gül yaprağında..
Dedim ya, hiç yoktan susturuldu şarkımız
Yüreğim kanıyor, ciğerim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle

Göğsüm daralıyor yüreğim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle.