Çoban Halayı (Bitli Çoban)
Çobanım, çobanım bitli çobanım, bitli çobanım
Arhası çözen çözen itli çobanım,
Arhası çözen çözen itli çobanım
Herhangi bir filtre seçin ve sonuçları görmek için Uygula'ya tıklayın
Türkü hikayesi olan türküler aşağıda listelenmiştir.
Çobanım, çobanım bitli çobanım, bitli çobanım
Arhası çözen çözen itli çobanım,
Arhası çözen çözen itli çobanım
Taşa basma iz olur
Yâre basma söz olur
Seninle gezdiğimi
Eller duyar söz olur
Çıktım yücesine seyran eyledim
Cebel dost yurdunda kışlamış dağlar
Benim sevdiğimden ayrı düşeli
Gözümün yaşından bulanmış çağlar
Bülbül havalanmış yüksekten uçar
Has bahçe içinde gülüm var deyi
Seni tutar İstanbul'a satarlar
Gülümden ayrı düştüm diye ağlar
Çukurova bayramlığın giyerken
Çıplaklığın üzerinden soyarken
Şubat ayı kış yelini kovarken
Cennet dense sana yakışır dağlar
Bana kara diyen dilber
Gözlerin kara değil mi?
Yüzünü sevdiren gelin
Kaşların kara değil mi?
İncecikten bir kar yağar
Tozar Elif Elif diye
Deli gönül abdal olmuş
Gezer Elif Elif diye
Kalktı göç eyledi Avşar elleri
Ağır ağır giden eller bizimdir
Arap atlar yakın eder ırağı
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir
Şu kışlanın kapısına
Mail oldum yapısına
Telli kurban bağlayayım
Asker yârin kapısına
Ben de gittim bir geyiğin avına
Geyik çekti beni kendi dağına
Tövbeler tövbesi geyik avına
Siz gidin kardaşlar kaldım kayada
Vuruldum sarp yerde indirin beni
Adana köprü başı
Otur saraya karşı
Gel beraber gezelim
Dosta düşmana karşı
Yenice yolları bükülür gider
Zülüf ak gerdana dökülür gider
Yiğidin sevdiği güzel olursa
Ömrü arkasından sökülür gider
Havada bulut yok bu ne dumandır
Mahlede ölüm yok bu ne figandır
Şu Yemen elleri ne de yamandır
Ano Yemen'dir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir
Çanakkale İçinde Aynalı Çarsı,
Ana Ben Gidiyom Düşmana Karsı.
Of Gençliğim Eyvah.
Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar
Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
Annesinin bir tanesini hor görmesinler
ŞAFAK TÜRKÜSÜ
1
Beni burada arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne
Ağlama
Hâr içinde biten gonca güle minnet eylemem
Arabi Farisi bilmem, dile minnet eylemem
Sırat-i müstakim üzre gözetirim rahimi
iblisin talim ettiği yola minnet eylemem
Hani o bırakıp giderken seni
Bu öksüz tavrını takmayacaktın?
Alnına koyarken veda buseni
Yüzüne bu türlü bakmayacaktın?
Ankara'nın taşına bak
Gözlerimin yaşına bak
Uyan uyan Gazi Kemal
Şu feleğin işine bak
Ankara'nın taşına bak
Gözlerimin yaşına bak
Biz düşmanı esir ettik
Şu feleğin işine bak
Pek şanlıyız
Şafak söktü yine sunam uyanmaz
Hasret çeken gönül derde dayanmaz
Çağırırım sunam sesim duyulmaz
Uyan sunam uyan derin uykudan
Öğretmene varamadım
Naylon çorap giyemedim
Muradıma eremedim
Abum Abum kız Abum da
Sebebim sensin Abum
Hey Onbeşli Onbeşli
Tokat Yolları Taşlı
Onbeşliler Gidiyor
Kızların Gözü Yaşlı
Çamlığın başında tüter bir tütün;
Acı gormiyenin yüreği bütün
Ziya'nın atını bazara dutun
Gelen geçen Ziyam ölmüş desinler.
Bal koydum bal tasına
Havlunun ortasına
Şavga kekil kestirmiş
Musa'nın sevdasına
Hastane önünde incir ağacı
Doktor bulamadı bana ilacı
Baş tabib geliyo zehirden acı
Garip kaldım yüreğime dert oldu
Ellerin vatanı bana yurt oldu
İpek mendil dane dane
Yudular serdiler güne
Ana Celal'im vurdular
Başucunda döne döne
Celal oy, oy eşim oy oy !
Kesillecce başım oy oy
Oğlanın adı ömer
Belimi sıktı kemer
Benim ince belime
Yakışır gümüş kemer
Pencere'den bir taş geldi,
Ben sandım ki Mamoş geldi.
Uyan Mamoş, uyan uyan,
Başımıza ne iş geldi.
Eyvah Mamoş, eyvah eyvah
Tabip getir yarama bak.
Sana Olan Duyguları
Bir Bilebilsen Anlayabilsen
Belki Severdin
İçimdeki Hasretini Bir Duyabilsen
Anlatabilsem
Belki Benimdin
|
üflediler söndüm bak içime gör beni aklım nasıl şaşkın |